|
FUTBOL DOSTLUKDUR bu ara yok bu yazı gözükemez Futboldan bahsetmek istiyorum bu yazımda sizlere.Ülkemin Bir sürü futbol takımı var en zengin takımından en fakirine.O kadar güçlü taraftarları varki ortalığı ayağa kaldırabiliyorlar.Futbol aileden bile önce geliyor bazen.Genci yaşlısı bir sürü insan akın akın stadlara gidiyor bu görsel şölen için.Görsel şölen derken üç büyük takımın maçlarından bahsediyorum tabikide.Koyu bir Galatasaraylı olmam neticesi itibariylede derbileri asla kaçırmıyorum.Ama stadlara gitmiyorum.Çok çok istememe rahmen gitmiyorum.Evimde açıyorum televizyonu topluyorum arkadaşlarımı ve bu büyük çoşkunun keyfine varıyorum. bu yazı gözükemez bu bir aradır Futbol tüm Dünyada olduğu gibi Türkiye'dede yanlış anlaşılıyor.Peki bu yanlış anlaşılma nedir ? Senesini hatırlayamıyacağım ama bir gün Fenerbahçe-Galatasay derbisi için Şükrü Saraçoğlu stadına gittim.O denli saftımki bu futbol terörünün beni stadlarda maç izletmekden soutacağının farkına varamadım.Stada giderken arkadaşlarımızla önce Kadıköy'de bir cafede oturup birşeyler içelim dedik.İlk girdiğimiz mekanda garson alelacele bizi görüp yanımıza geldi.Burda bu şekilde oturmayın birazdan Fenerbahçe'liler gelir buralara başınıza iş çıkar dedi.Ben tabikide bir dumura uğradım.Adam sanki düşmanlardan bahsediyordu.Neyse orda aklı başında bir beyfendi ekledi.Üzerinizdeki sarıkırmızılı tsortleri çıkarın bu insanlar içiyorlar içincede sapıtıyorlar dedi.Bizde denilene uyduk ve sarıkırmızı ne varsa çantalara koyduk.Bişiler içtik ve stada doğru yürümeye başladık.Daha maçın başlamasına saatler var.Arkadan bir bağırtı koptu.Ne olduğunu anlamak için arkamıza döndüğümüzde Galatasaray'lı bir kaç grup ile Fenerbahçe'li bir grup birbirlerine girmişler.Ama görmelisiniz ne girme.Sopalar taşlar birbirlerine acımadan vuruyorlar.Her yer kan revan içerisinde.Olaylar büyümeden demek isterdim ama olan olmuştu sivil polisler dahil resmi polisler olaya el attılar.Cafedeki garsonun ve beyfendinin dedikleri hemen aklımıza geldi.Attık kendimizi stadın girişlerine saatler sonra.Ama bu arada önümüz arkamız polis kordonuyla çevrili ve taşkınlıklar ardı ardına geliyor.Bir ara girmeyelim dedim ama çıkılabilecek bir yerdede değildik.Neyse maçı izledik küfürlerin arasında.Bir ara arkadaşımın başına çakmak denk geldi.Üzerimizden su şişeleri,çakmaklar bozuk paralar ve envayi çeşit maddeler uçuştu.
bu ara yok bu ara gözükemezz Maç sona erdi ve asıl mesele şimdi başlamıştı.Çıkışlar kapalı çıkamıyoruz.Derken aradan rahat yine bir birbuçuk saat geçtikden sonra kapılar yine polis eşiliğinde açıldı ve yürümeye başladık.Sağımda solumda insanlar kavga için plan program bile yapıyorlardı.Biz yine stad çıkısı sarıkırmızı ne varsa çantalara tıkıştırdık.Caddeye doğru o yoğun insan trafiğinde ilerlemeye çalıştık.Artık sarıkırmızıdan eser yoktu çevremizde.Her yer sarılaciverti.Ve yine olayların patlak verdiği bir ana tanık olduk.Galatasaray taraftarı olduğunu düşündüğümüz bir araba Fenerbahçe taraftarı tarafınfan sarılmış adamları tartaklıyorlardı.Adam arabaya zor bindi ama bu seferde arabayı sallamaya başladılar büyük bir zevkle.O an ne ile yüz yüze olduğumu anlamış bulundum insanların yüzündeki öfkeyi görünce.Bunun adı Futbol terörüydü.Caddede bulunduğumuz her dakika bir yerlerde kavgalar tartışmalar birbirini izliyordu.Ambulans sesleri,polislerin müdale etme çabaları,alkolün kontrol dışı etkileri. bu ara gözükemez bu ara yok Tabiki buna benzer bir sürü olayın Ali Samiyen ve İnönü stadlarındada yaşandığını biliyorum.Bu sadece Fenerbahçe'lilere yöneltilmiş bir suç değildir.İlk ve son kez gittiğim bir Futbol maçında insanların nasıl çıldırdıklarını gördüm.Birbirlerine hunharca saldırıp öldüresiye kavga eden bu insanların amaçlarının ne olduğunu bilmek istiyorum.Birileri bu holiganların genlerini araştırmalılar ve öfkenin sebebini bulmalılar bence.Futbolun aslında sosyal bir dostluk imkanı olduğunu unutup sırf oraya birileriyle kavga etmek ve bununla böbürlenmek için gelen ziyniyetlerin var olduğunu söylemek bana ne kadar garip gelsede bu bir gerçek.
bu ara gözükemez bu ara yok Türkiyenin bir çok Futbol liginde bu iğrenç insalık ötesi görüntüler yaşanmakta ve buna malesef seyirci kalınmakdadır.En son Galatasaray-Fenerbahçe derbisinin başında yer alan futbolcu adamların birbirine girmesi o gün yaşanacakların zaten habercisiydi.Maç başından sonuna kadar büyük olayların yaşandığı bu Futbol terörünü malesef izlemek zorunda kaldık.
bu ara gözükemez bu ara yok İmam o...rsa cemaat ş...mış....
bu ara gözükemez bu ara yokBaşta yöneticiler olmak üzere herkes üzerine düşen görevi yapmak zorundadır. bu ara gözükemez bu ara yok KOYU BİR GALATASARAYLI OLARAK ON YILDIR YENEMEDİĞİMİZ FENERBAHÇE TAKIMININ AKLI BAŞINDA TAFATARINI VE FUTBOLCULARINI KUTLUYORUM... bu ara gözükemez bu ara yok FUTBOL DOSTLUKDUR.... bu ara gözükemez bu ara yok
bu ara gözükemez bu ara yok MAGAZİN ŞAŞIRMA SABRIMIZI TAŞIRMA :) bu yazı gözükemez Ne onlarsız oluyor nede onlarla.Her an sinek kovar gibi etraflarından kovalıyorlar ama bir yandanda gelsinler diye etrafa şeker kırıntıları atıyorlar.Neyden bahsettiğimi sanırım anladınız.Geçtiğimiz günlerde ünlü oyuncu Timuçin Esen'in yaka paça gözaltına alınması ve bunun öncesi yaşanan olaylar sanat dünyasını ayağa kaldırdı.Önce olaya dönelim.
Timuçin Esen bir barda gönlünce yanındaki bayanlı erkekli grup arkadaşlarıyla eğleniyormuş.Sonra gazetecilerden biri içeriye dalmış çaktımadan görüntülerini çekmiş.Esen bu durumu öğrendiğinde dışarı fırlamış ve önüne gelen ilk gazeteciyi tartaklamış senmi çektin bizi diye.Gazeteci hayır filan demiş sonra orda bulunan kameralı başka bir gazeteciye vermiş veriştirmiş yine alkolün etkisiyle.Bu arbede sırasında gazetecilerin kamerası kırılmış onlarda gidip polisden yardım isteyip Esen'den şikayetçi olmuşlar.Sevgili polis memuru arkadaşlar Esen'i karakola götürmek istemişler tabikide Esen hala alkolün etkisinde olduğu için memur arkadaşları bu isteğini geri çevirmiş.Ve bilindik manzaralar.Ünlü oyuncu Timuçin Esen yerlerde sürüklenip kelepçelenerek karakola götürüldü.Bu durumuda gazeteciler pek şahane çekip servis yaptılar.Olaylar bundan ibaret...
Şimdi yukarıda sinek benzetmemin Esen'le alakası yok çünkü kendisinin magazinle yakından uzakdan bir ilgisi yok.İşini en iyi şekilde yapan ender oyunculardan biri bence.Malesef enteresan bir medya dünyasına sahibiz.Bir gün iyi olan bir sonraki gün malesef çıldırmış olabiliyor.Özel hayat diyorlar ama özellerinide gözümüze sokuyorlar.Hatırlarmısınız bilmem bir aralar ihbar hatları vardı.Gördüğünüz ünlüyü ihbar ediyordunuz.Ne komik değilmi ve ne üzücü.Neyse neticede herkes durumundan memnun.Kimse yaşanan bu üzücü olayın faturasının kendilerine kesilmesini istemiyorlar.
Antalya Altın Portakal Festivalinde Cem Özer ve Nurgül Yeşilçay bu yaşanan olayları protesto etmek için bileklerine siyah kurdela takmışlar bunu gören magazin muhabirleri hemen sardılar etraflarını ve aldıkları cevapdanda mutlu olmayınca kameralarını yere indirip bizde sizi protesto ediyoruz dediler.Özer ve Yeşilçay bu duruma peki çekmeyin dediler ama tabikide kameralar hala kayıttaydı.Bir iki muhabirin sinirleri germesiyle Altın Portakalda bile olay çıkmasına ramak kaldı.Yani bence bu durumda muhabirlerin çok dikkatli olmaları gerekiyor.Unutmamaları gereken bir durum var ortada karşılarındaki insanlar iyi yada kötü Türk halkının göz önündeki insanlar.Uzun lafın kısası arkadaşlar hem magazinciler hem ünlüler birbirlerinde kopamazlar.Bu yüzdende kimse kimseye fatura kesmesin.
Ben yıllardır Okan Bayülgen'in tavrına aşığım mesela hep aynı tavır içerisinde davranıyor medyaya.Kendi kanalının magazincilerine bile taviz vermiyor.Madem medyadan uzak yaşayacaksınız buyrun Sezen Aksu'dan feyz alın.Magazincisiz Diva olmanın keyfini yaşayan ender sanatçılarımızdan biri.O kadar rahatki Kanyon avm'de bile rahatça sinemaya gelip gidebiliyor.Kimsenin Ruhu duymuyor.Çözüm basit magazincisiz yapamayanlar ve magazinsiz kalmak isteyenler seçim sizlerin...
Not: Bu olayda Esen'i zorda bırakan 0 istenmeyen fotoğrafları yayınlamıyorum... bu yazı gözükemez
Olayın Medya Bölümü ve Açıklamalar... bu yazı gözükemez bu yazı alınamaz Timuçin Esen'in bir bar çıkışı önce magazin muhabirleriyle tartışması, ardından da polislerce kelepçelenerek yaka paça karakola götürülmesi, büyük bir tartışma başlattı. Olaydan sonra başına altı dikiş atılan Esen'in maruz kaldığı durum, Erkan Can, Ali Sürmeli, Nejat İşler, Hatice Aslan, Olgun Şimşek ve Güven Kıraç'ın da üyeleri arasında bulunduğu Birleşik Oyuncular Meslek Grubu'nu (BİROY) harekete geçirdi. Oktay Kaynarca, dün yaptığı açıklamada, sanatçıların zaman zaman magazin muhabirleri tarafından mağdur duruma düşürülmelerini protesto için yürüyüş kararı aldıklarını söyledi. Ünlü oyuncu, "Meslek birlikleri olarak bir yürüyüş, bir eylem yapmaya karar verdik. Sloganımız 'Magazinden bizi uzak tutun' Çünkü biz magazinle var olmadık, magazin bizimle var olmuştur" dedi. Öte yandan Timuçin Esen'in olay gecesi yaşadıklarına tepki gösterenler sadece oyuncular olmadı. Köşe yazarlarından hukuk adamlarına pek çok kişi bu konuyu tartışıyor. İşte farklı cephelerden farklı görüşler... bu yazı gözükemez bu yazı alınamaz bTİMUÇİN ESEN 
Ben bu polemiğin içinde olmak istemiyorum. İçinde yer almak istemediğim çok sevimsiz bir tablonun ortasında kaldım. Böyle her gün gazetelerde görünmek istemiyorum... bu yazı gözükemez bu yazı alınamaznamaz OKAN BAYÜLGEN 
Avrupa ve Amerika'daki sistemde paparazzi, basın mensubu olmaz. Olmasın ki sanatçı ile paparazzi rahatça dövüşsün. Böylece iletişim ve gazetecilik mezunu gençler de gazeteci olacağım diye paparazzilik gibi laubali haberleri yapmak zorunda kalmasın. Yakın tarihte Sean Penn, bir paparazziye tekme atmıştı. Ama altını çiziyorum, tekme attığı adam gazeteci değil paparazziydi... bu yazı gözükemez bu yazı alınamamaz HANDE ATAİZİ 
Paparazziler, işlerini karşılarındaki insanı çıldırtacak noktaya getirmesinler. Ben bir yerden çıkıyorsam, işini yap, görüntünü al, ama bana saçmasapan, provoke edici sorular sorma. Ondan sonra 'Bak delirdi' oluyor! Arkamdan, önümden beni ittiriyorlar, sıkıştırıyorlar, laftan da anlamıyorlar. Gazetecilerle beraber yürümek zorunda mıyım ben? Hayatım tehlike altında. Çünkü kamera ışığını gören tinerciler yanına gelip seni sıkıştırıyor. Tinerci ya da sarhoş biri gelince de onu senin yanından uzaklaştırmıyor,aksine o anı da görüntüleyip 'tacize uğradı' diye haber yapıyorlar... bu yazı gözükemez bu yazı alınamazunamaz OKTAY KAYNARCA .jpg)
Benim üç dört yıldır söylemek istediğim buydu. Hiçbirimiz bu duruma daha fazla boyun eğmeyeceğiz. Bunun karşılığı şiddet ise biz de şiddet göstereceğiz. Artık sokaktaki insan da magazincilerin ne kadar provoke edici kişilikler olduğunun farkında. Bize kalmadan sokaktaki vatandaş bu paparazzi denilen şahsiyetleri linç ederse şaşırmayın. O paparazziler kadar polis de suçludur ayrıca. Meslek birlikleri olarak bir yürüyüş, bir eylem yapmaya karar verdik. Sloganımız 'Magazinden bizi uzak tutun' olacak. Çünkü biz magazin ile var olmadık, magazin bizimle var olmadık,magazin bizimle var olmuştur... bu yazı gözükemez bu yazı alınamaz CENGİZ SEMERCİOĞLU 
Magazin muhabirlerinin bardan çıkan bir oyuncuyu çekme hakları var ama bir kavganın tarafı olma hakları yok. Oysa onlar Timuçin Esen'le resmen kavga edip, kendileri haberin öznesi oldu. Asıl problem ise poliste. Olayı yatıştırmaları gerekirken büyüttüler. Bir oyuncun kelepçelenerek, yerlerde sürüklenerek terörist gibi gözaltına alınması kabul edilir bir durum değil. Bir tek kafasına silah dayamadıkları kaldı... bu yazı gözükemez bu yazı alınamaz ALİ EYÜPOĞLU 
Gazetelerde gördüğüm çirkin bir resim vardı. Bu çirkin resmin oluşması için Timuçin Esen de polis de magazinci arkadaşlar da yeterince fırça darbesi atmışlar. Gece çalışan kameraman arkadaşların karşı tarafı tahrik ettiklerine tanık oluyorum maalesef. Aynı şekilde sanatçıların da karşılarında bir basın emekçisi olduğunu unutmaması gerekiyor... bu yazı gözükemez bu yazı alınamaz AYŞE ÖZYILMAZEL 
Korkunç üzüldüm. Sadece poz vermedi diye başına bunlar geldi. Üstelik Timuçin Esen bir magazin figürü değildir, hiç olmadı da... Bir basın danışmanı bile yok. Bir an önce bu duruma bir formül bulunmalı. Sınırların korunması lazım. Böyle bir haberin kime yararı vaR ? bu yazı gözükemez bu yazı alınamaz BEYAZ GELDİ HOŞGELDİ bu yazı okunamaz
 bu ara okunamaz Özlemle beklediğim cuma gecelerimin tek eğelencesi Beyaz Show başladı.Yine eğlenceli bir program bizleri bekliyordu.Programın başında iki küçük çocuğu ağırlayan Beyaz çocukların son dönemde yapılamıyacak bir şey yaptıklarını açıkladı.İki küçük boyacı çocuk buldukları içi para dolu cüzdanı emniyete götürdükleri için büyük ilgi topladılar.
İlk programın konuklarından biri Beyazıt'ın kadim dostlarından biri olan Okan Bayülgen'di.Okan her zamanki gibi yaramaz tavırlarıyla ekranda yerini aldı.Diğer konuğu ise Bengü'ydü.Muhteşem parçalarıyla geceye renk katan Bengü ilk dakikalarda Okan'ın eleştiri oklarına hedef oldu.İkili tatlı sert atışırken Beyaz olaya el atıp ikilinin tatlı sert atışmasını tatlıya bağladı.
Birbirinden güzel skeçler hazırlayan Beyaz Show ekibi ve Beyazıt yine bizleri ekran karşısında kahkahalara boğdu.
Türk medyasının enteresan olaylarınında gündeme geldiği programda Okan'ın da baş rolünde oynadığı Kanlizasyon adlı sinema filminin fragmanlarıylada Türk televizyon dünyasına göndermeler yapıldı.Bir ara bizim programında gündeme gelicek korkusu beni sarmadı değil ama ucuz atlattım : )
Hiç bir sunucunun yada yapımcının cesaret edemiyeceği bir olayada el atan Beyazıt,internette izlenme rekorları kıran Gülben Ergen'in Giden Günlerim Oldu parçasını duşun altında söyleyen İsmail'i programına konuk alıp canlı yayında duşun altında İsmail'le şarkıyı kendini ve İsmailide ıslatarak söyledi.
Bu arada bir Beyaz Show klasiği olan Helyum gazı şakası artık yok bilginize.
Yeni yayın döneminde Beyazıt Öztürk ve Beyaz Showa bol bol başarılar diliyorum.Çok az kalan kaliteli program anlayışında Beyaz ve Okan'ın olabildikçe çok senler ekranda kalmaları eminim herkesin enbüyük dileğidir.Aklıma gelmişken yazmadan geçemiyeceğim.
TARKAN ARTIK BEYAZ SHOWA GEL LÜTFENNNNNNNN bu yazı gözükemaz bu yazı kopyalanamaz bu yazı engin kocagöz yazısıdır
SANSÜR VE BASKILAR.... Çok kızgınım ve bu kızgınlığımı harfleri birleştirerek yazmakda gerçekten çok kolay bir durum değil.Her defasında özgürlükden ve demokrasiden bahsedilen güzel Ülkemde maalesef bazı hazımsız kesimler bizlerin sitelerine sansür uygalayıp kapatıyorlar.Kapatıyorlar ama ordada bir suç ya da sebeb yok.Sebebsiz açıklamada yok.Delirmek üzereyim anlıyacağınız.
İnsanların hoş sohbet edip birbirleriyle birşeyler paylasması günümüzde gerçekten çok zor.Bu zorluk farklılıklar içinde olunca dahada zorlaşıyor.Bu zorlukları teknolaji kolaylaştırıp bizlere internetin nimetlerini sunuyor.Tanışıyor tartışıyor konuşuyor öğreniyor oynuyor ve daha nice nice ortak şeyler paylaşıyoruz.Tabi Ülkemizde bunları yapabilmemiz için belli siyasi görüşlerde ve kimliklerde olmamız gerekiyor.Farklı yollardan baskı uygalayan ve bu baskıları çaktırmadan gündem başka konularla meşgulken yapan bir zihniyetle karşı karşıyayız malesef.
Bu kadar kolay değil.Bizleri sindirmek yada susturmak bu kadar kolay değil.Bugün yapabilecekleri tek şey siteleri kapatmak olur,yarın clubleri başka gün cafeleri peki soruyorum beni nasıl kapatacaklar.Benim yaşadığım bu gurur duyduğum hislerimi nasıl kapatacaklar.Bu yüzden arkadaşlar her zaman dediğim gibi tek seslilikle hiç bir şey yapamayız.Birleşmeliyiz.Herkesi büyük bir kampanyaya davet ediyorum.Gazetelere,televizyon kanallarına,köşe yazarlarına ve geriye kalan görsel,yazılı ve sanal medyaya mailler yağdıralım,fax çekelim.En azından birileri sesimizi duyar belki.Bu sindirme politakasını gözardı edemeyiz.... BU VAHİM OLAYI KINIYOR VE EN KISA ZAMANDA YAPILAN HATANIN FARKINA VARMALARINI DİLİYORUM....

“Türkiye'nin iki büyük eşcinsel paylaşım ağı hakkında Bilgi Teknolojileri Kurumu, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı "İdari Tedbir" kararı almıştır. www.hadigayri.com ve www.gabile.com adlı sitelere erişim BTK Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından engellenmiştir.
Adı anılan iki site Türkiye'nin en gelişmiş ve köklü eşcinsel sosyal paylaşım ağlarındandır. Bilindiği üzere içerikleri pornografi ve diğer sair suç unsurlarından uzak ve editörlerince titizlikle incelenen ekiplerce yönetilmektedir.
Her iki ayrı sitede de hukuksal tüm alt yapı uygun olmakla birlikte, yasal uyarılar da bu sitelerin sayfalarında mevcuttur. Ayrıca, bu iki sitenin iletişim bölümlerinde irtibat bilgileri de bulunmaktadır.
Tüm bunlara rağmen BTK, tespit ettiğini iddia ettiği uygunsuz içerik ve ahlaka aykırı eylemler ile ilgili yayından kaldırma talebi dahi iletmeden ve (kaldı ki editörlerce titizlikle incelenen bu sitelerde bu tür içeriğe de rastlanması düşük olasılıklı bir ihtimaldir), her hangi bir bilgi vermeden tamamen homofobik zihniyetin ürünü olan bir karara imza atmış, Türkiye'nin iki büyük paylaşım ağına İDARİ TEDBİR KARARI alarak erişimi durdurmuştur.
Daha önce Lambda İstanbul ve KAOS GL'ye ahlaksızlık ithamını yönelterek kapatma davası açanlar, bu emelinde başarılı olamayıp yargıdan red cevabı alınca, şimdi elindeki kurumları ile paylaşım ağlarımızı kapatmaya çalışmaktadır. Hukuksallıktan yoksun bu uygulamalar son derece vahimdir.
Adı anılan her iki sitede, gerek köşe yazarları bölümü ile, gerek eşcinsel haber bölümleri ile, gerek sinema, şiir, hikaye, sohbet, radyo, forum ve sağlık köşeleri ile çok köklü ve kaliteli de birer içeriğe sahiptir ve temsil ettiği kesim tarafından yoğun bir ilgi ile izlenmektedir. Her iki sitenin de Türkiye'den takip eden üye sayısının 225.000 (ki homofobik bir zihniyet için ürkütücüdür bu rakamlar), civarlarında olduğunu bilmekteyiz.
BTK almış olduğu anti hukuksal bu kararlarla bu güne dek Youtube gibi, Google Grupları gibi, Camfrog gibi, Vatan Gazetesi'ne kadar uzanan baskıcı, anti demokratik, muhafazakârlığın da ötesinde İslamcı bir yönetim biçimi anlayışına dayalı ve çok sesliliğe de çok renkliliğe de izin vermeyen eylemleri neticesinde hem ülkeyi, hem bu ülkenin vatandaşlarını mağdur etmekte, devlet itibarını da feci şekilde zedelemektedir. Bu ülkenin zaten zayıf olan entellektüel kaynakları, korkunç biçimde yok edilmektedir.
Kamuoyunu isyanın eşiğine getiren bu uygulamalara karşı düşüncelerimiz, fikirlerimiz, yaşam biçimimiz, cinsel kimliğimiz ve sair tüm özgürlüklerimiz namına tüm bunları hiçe sayanları ESEFLE KINIYORUZ!”
 GİZLİ ARA MESAJ BU MESAJ GÖZÜKEMEZ BU MESAJ ALINAMAZ
İMF OLAYLARI YURDUM GENÇLERİ PARTİCANLAR :) Şimdi bir çok kişi bana kızacak ama kızılacak bir şey yok arkadaşlar.Kaç gündür imf yi protesto edilcek diye İstanbul da kırılmadık dükkan camı tahrip edilmedik banka vs kalmadı.Görüntüleri dehşet içinde izliyor ve takip ediyorum.Burgerking'e Mcdonalds'a ve bir sürü işyerine saldıran bu ziyniyetler imf veya türevlerinemi saldırdıklarını düşünüyorlar acaba.O şirketlerin işletmesinin veya sahibinin bir TÜRK olduğunu ve o işyerlerinde bir sürü TÜRK vatandaşının ekmek parası kazandıklarını unutuyorlarmıdır.İmf başkanını protesto edicez diye ortalığı birbirine katan zavallı yurdum gençleri şimdi bizlere iyi bir şeylermi yaptılar. Şiddet maalesef her yerde insanları ele geçiren iğrenç bir şey.Öfkemizi kontrol edemiyor ve tepkilerimizi suçlu suçsuz birilerinin canını yakarak gösteriyoruz.Pazar günü başlayan bu anlayamadığım talan ve yıkım operasyonunda polislerin orantısız güç kullandığını söyleyen bazı yazılar okudum.Kime karşı orantılı güç kullanılır kime karşı kullanılmaz diyede düşünemeden geçmedim.Mesela özgürlük yürüyüşüğünde emniyet güçleri bizlerede zorluk çıkarmıştı ama sonra konuşulup anlaşıldı hatta çok yardımcı olmuşlar ve güvenliğimizi sağlamışlardı.Çünkü biz anlaşma taraftarıydık şiddet yanlısı değil artı biz o mitinge sevgimizle gelmiştik,renklerimizle Onurumuzla.Orantılı güç bile diyemiyorum bize yapılana çünkü bir güç yoktu ortada.Peki bu yaşanan imf olaylarındakine ne demeli,şunu demeli arkadaşlar sen eyleme ya da mitinge katılmaya gelirken taş,sopa,sapan ve molotofkokteyli getirirsen elbette sana orantılı ya da orantısız güç kullanılır.Hatta halk galeyana gelir seni dövüp,linç girişiminde bulunur.Keza aynen öyle oldu Cihangirde vatandaşın sabrı taştı haklı haksız birbirlerini bi güzel patakladılar.Peki imf ne yapıyordu bu arada bir güzel öğlen yemeklerini yiyip bıyık altından gülüyorlardı... Birini kışkırtmak veya tepkini göstermek istiyorsun ama tepkini gösterirken kendine ve çevrene zarar veriyorsun.Kişiye ya da kuruma tepki göstericeksen arkadaşım o gazeteci gibi maskelerinin arkasına sığınmadan (ayakkabıyı fırlatmasını çokda taktir ediyorum diyemiyeceğim ama) aleni bir şekilde yapıcaksın.Bak adam imf başkanının gözlerinin içine baka baka hedefi tutturamadan tepkisi gösterdi.İşin şakası bir tarafada İstanbul artık böyle rafadan yumurta olaylar istemiyor.Biri birşeylere kızsın ya da birşeyler için miting yapsın gelsin senin evinin dükkanının hatta canına bile saldırıda bulunsun.Zaten toplumca gerginiz biri çıkar elinde silahla ikitane sıkar kendini bilmeden al sana ondan sonra yabancı basından bir sürü abuk sabuk manşetler.AB hemen başlasın Türkiye hazır değil bize girmeye diye... Benden bu kadar arkadaşlar bende tepkimi böyle gösteriyorum napıyım.... BİR KAÇ FOTO ASLINDA YAZMAK İSTEDİKLERİMİ ZATEN SİZLERE ÇOK İYİ ANLATICAKTIR...        |